Header Ads

Fiyatlar bir gecede %800 düştü

İsmet Hazardağlı •


Bu
başarı öyküsü bizim. Dünyanın hiçbir yerinde sebze ve meyve
fiyatlarının hem de bir gecede yüzde 800’lere varan oranlarda
düşürüldüğü başka bir ülke yoktur, olamaz da.





Önce,
önde gelen haller basıldı, ne kadar toptancı, kabzımal,
komisyoncu varsa hizaya çekildi, “çıkarın defterleri,
kitapları” misali didik didik edildi. Görüldü ki marketteki
sekiz liralık domates bir, 16 liralık patlıcanın da iki liraya
hallere giriyormuş. Cezalar, şunlar bunlar derken aranan
“enflasyonu azdırmaya bilerek veya bilmeyerek yardım ve yataklık
edenler” de iyot gibi açığa çıktı. Bir daha zor görürüler
yüzde 800’lük farkı.





İş
bununla bitmedi, yine hal baskınlarıyla eşzamanlı olarak gece
yarısı “belediyeler manavcılık yapsın” denildi, sabahında
meydanlara kurulan çadır ve seyyar satış noktalarında vatandaş
pahalı sebze ve meyve esaretinden kurtarıldı, zincir marketlerin
vatandaşa vurduğu zincirler kırıldı.





Biz
belediyeler bu işin altından kalkamaz üç beş ayda işler ancak
oturur demiştik, yanılmışız. Meğerse “gün gelir manav
işlerine gireriz” düşüncesiyle satış çadırları, orta halli
bir manav dükkanına döndürülebilen kamyonlar bir o kadar da
manav işlerinden anlayan personel hazırmış, yukarıdan gelecek
işareti bekliyorlarmış. Yani kara kışa, yağmura sele karşı bu
kadar hızlı ve etkin organize olunmamıştır.





Bu
arada çadırların yanına sebze meyve ihtiyaç kredisi için geçici
banka şubesi, onun yanına da seçim iletişim ofisi açılırsa
tablo tamamlanır.





Bir
domatesle kaç kuş vuruluyor? Hem vatandaşın başına ucuz sebze,
meyve yağıyor, hem de enflasyon denen illetten ve zilletten
kurtuluyoruz.





Ne
diyordu Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak? Geçen Ocak ayında
gıda fiyatlarının enflasyona katkısı binde 43 oranında idi ve
eğer fiyatlar aynı kalsaydı yıllık enflasyon yüzde 18.83
olacaktı. Şimdi yüzde 800’lük indirimlerle bu hedeflerin
altına koşuyoruz. Eyyy IMF, al sana başarı öyküsü!





ÇADIRLAR
AVM’LERE





Madem
belediyeler bir gecede “kurumsal çadır manavcılığına”
geçtiler, bu işi daha fazla genişletebilirler. Her ay bakılır,
hangi ürünün fiyatı artıyor, getir meydanlarda sat. Vatandaş
bir kilo salatalığın yanında, kahvaltılık ürünler, bir iki
gömlek, palto, ayakkabı, hatta şişmiş kalmış, modası
teknolojisi geçmiş beyaz eşya da alabilir.
Alın size
ekonomiyi canlandırma, işsizliği azaltma önerileri. Mücadeleyi
çok boyutlu sürdürmek lazım.





Bir
diğer etkin ve hemen uygulamaya girebilecek önerimiz, böyle
meydanlarda manavcılık zor, trafik, park yeri, taşınması sıkıntı
yaratacak, bir de bunun yağmuru çamuru var, en iyisi bu çadırlar
AVM önlerine taşısın. Vatandaş çadıra geleceğine belediye
onların ayağına gitsin.





Ben
AVM yöneticisi olsam, hemen gider belediyeye “gel çadırı bizim
oraya kur, istersen boş dükkanda veririz” teklifi yapardım, hem
de kira almadan.





Nedeni
basit: vatandaş günün büyük bölümünü oralarda geçiriyor.
Bunlara ek olarak “ucuz sebze meyve alacağım” diye gelenleri de
eklersek AVM’lerde insandan geçilmez. Diğer iş yerleri de bundan
nasiplenir, her yer bayram yerine döner. Sadece zincir marketler yas
tutar. Amaç da bu değil mi zaten?





Enflasyonla
sonuna kadar mücadele edilecekse ve bu işler kalıcı olacaksa,
yerleşik düzene geçmekte fayda var. Aksi takdirde belediye
kamyonları yakında sokak sokak gezip bizim Züğürt Ağa’nın
ses tonunda “domates, patlıcan, biber” diye bağırmak zorunda
kalırlar.





Öyle
veya böyle çadır manavcılığı ve iki kilo domatesle ile yüzde
17’nin altına inecek Şubat ayı enflasyonu herkese hayırlı
olsun.




http://bit.ly/2thf0P2 • İsmet Hazardağlı • Sonsöz Gazetesi • Son Dakika • Güncel Haberler • Ankara Yerel Gazete

Hiç yorum yok