Bak postacı sebze getiriyor
İsmet Hazardağlı •
Sebze
ve meyvede azgın fiyatları durdurmak için devlet imkanları adeta
seferber ediliyor. Aşırı ilgi sonucu tanzim satış noktalarında
oluşan ürün yetersizliği gidermek için bu defa devreye
postacılar sokuldu.
Bildiğimiz
şarkıyı:”bak postacı geliyor selam veriyor/Herkes ona bakıyor
merak ediyor/Çok teşekkür ederim postacı sana/Pek ucuz sebze
getirdin bana” diye söylesek yeridir.
Şimdi
internet üzerinden PTT aracılığıyla evinize koli koli sebze
gelecek. Nasıl olacak bu işler? PTT web sayfasına gireceksiniz,
siparişinizi vereceksiniz, ertesi gün kapınıza postacılar teslim
edecek. Fiyatlar tanzim satışlarla aynı ancak kargo ücreti ne
olacak, kim ödeyecek, kilo sınırlaması var mı yok mu, belli
değil. Göreceğimiz, PTT kargo araçları yüzlerce kilo sebzeyi
evlere iş yerlerine taşıyacak.
Eh,
araya bir de icra, haciz, ceza, mahkeme karar zarfları sıkışır,
ucuz sebzeleri yemenin tadına doyum olmaz.
MİLLİ
PAZARDA İTHAL SOĞAN
İşin
diğer bir yönü “milli pazaryeri” adıyla internet platformu
kuruluyormuş. Platform PTT’nin alış veriş sitesinin
genişletilmesiyle gerçekleştirilecek.
Peki,
bu milli pazarda ithal gıda ürünler de, örneğin kuru soğan,
satılacak mı? O zaman nerde kaldı millilik hatta yerlilik? Ayrıca
burası milli ise örneğin bizim semt pazarlarına gayri milli mi
diyeceğiz?
Ancak
milli pazar yeri sitesine tam geçilmemiş ki (14 Şubat sabahı
itibarıyla) bazı indirimler yapılsa da sebze fiyatları tanzim
satışların üzerinde, marketler düzeyinde, üstelik KDV de
uygulanıyor ama kargo ücreti almıyor. Sebze dağıtımı kargo
ücretsiz yapılacaksa bu yıllardır zarardan kurtulamayan PTT’ye
yeni yük demektir.
Esas
sorulması gereken soru PTT bu sebzeleri nerden temin edecek, her an
çılgınlığa dönüşebilecek yüz binlerce siparişi nasıl
karşılayacak? Eskiden olduğu gibi bir ay sonra üç kilo havucu
teslim edecekse, iş tam fiyaskoya döner.
PTT
alış veriş sitesi mevcutta bazı firmalarla anlaşmalı çalışıyor,
günün koşullarına göre bazı sebzeler dahil fiyatları
belirliyor. Hangi kuruluş veya firma PTT’ye ucuz ürün verecek ki
onlarca tonlarca kilo sebze talebi karşılanacak? Büyüklerimiz
buna da bir çare bulurlar artık. En azından çoğu büyük
hallerdeki PTT şubeleri de toptancılığa başlarlar.
BUNLAR
GEÇİCİYMİŞ
Tanzim
satışlarda sağlam bir altyapısı, bir düzeni, arzı talep
sürekliliği olmadığı ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan
“seçim sonrasında belediyelerimizin organizasyonu ve Türkiye
Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu, ilgili bakanlıklarımız
oturacaksınız, konuşacaksınız. Belki de bu işleri belediyelerin
organizesiyle en ücra köşelere kadar yapma adımlarını da
atabiliriz” sözleriyle yeni bir yapılanma istiyor ama bir sonraki
sözlerinde bunu boşa çıkarıyor.
Erdoğan
tüm bu işlerin geçici olduğunu şöyle söylüyor: “amacımız
asla ve asla esnaf ve sanatkarımıza rakip olmak, onların ekmeğini
elinden almak değildir. Milletimizin sırtına kene gibi yapışan
fırsatçıların yola geldiğini gördüğümüzde artık bu tür
yöntemlere ihtiyaç kalmayacaktır”.
O
zaman niye yer gök inletildi, bu kadar gürültü koparıldı?
Geriye
ne kalacak? Yakalarına “teröristler, vatana millete ihanet,
ahlaksızlık, tefecilik” gibi unvanlar yapışmış sebze meyve
esnafı ve ucuz sebze alma mutluluğunu yaşayan bir avuç vatandaş.
HAL
YASASI BAŞKA BAHARA
Son
not: gerçekten hükümet eğer bu ucuz manav işlerinde samimi
olsaydı eksik fazla hal yasasını en kısa sürede çıkarırdı.
Meclis’e sunulan torba yasa tasarısında bu konuya yer verilmemiş.
AKP yönetimine göre şu sıkışık zamanda hal yasanın çıkması
mümkün değilmiş.
Seçimlere
bir hafta kala bile Meclis’in toplanıp acil karar aldığı
günleri çok yaşadık. Bunu da bırakın bir Cumhurbaşkanlığı
kararnamesiyle bile bu iş kolaylıkla halledilebilirdi.
Neden
yapılmıyor? Cevabı basit: hem kimse işin içinden çıkamıyor
hem de ne bırakın vatandaş ucuz sebzenin peşinde koşarken her
şeyi unutsun!
http://bit.ly/2GJbdSC • İsmet Hazardağlı • Sonsöz Gazetesi • Son Dakika • Güncel Haberler • Ankara Yerel Gazete
Post a Comment