Header Ads

Bir yılda bir milyon işsiz yarattık her yaştan

İsmet Hazardağlı •


Bahsettiğimiz
rakam bugün çoğu ilimizin nüfusundan fazla. Toplamda işsiz
sayısı kayıtlı işsiz sayısı bir milyon 11 bin artarak 2018
yılı genelinde 4.3 milyona ulaştı.





Yıllık
istihdam kaybı da 633 bin kişi, yani günde bin 700 kişi. Bu kadar
kişinin, fabrikalarda, iş yerlerindeki pozisyonları boş,
yerlerine başka biri alınmamış. Kısacası bir yılda bir milyon
işsiz yarattık her yaştan.





Hele
genç insanlarımız. Her dört gençten biri işiz. İşsiz
kalanların yarısı inşaat sektöründe. “Efendim bunu
bekliyorduk, en kötüsü bu”” demekle bu işsiz ordusu yakın
zamanda azalmayacağı kesin. Eksiye düşmüş, da her sektörün
çift haneli daraldığı bir ekonomide işler daha da kötüye
gidecek gibi.





Hatırlatalım
geçen yıl Anayasa referandumu ve Cumhurbaşkanlığı seçimi
öncesinde istihdam kampanyaları vardı, işe yaramamış. Şu da
var, o dönemdeki teşvikler bir yıllıktı, bunun sonrasında ne
olacak diye yazmıştık. Şimdi bu aylarda bu teşviklerin sonuna
geliyoruz. İşte sonuçlar, tüm teşvikler boşa gitmiş demek.





Umarız
bu yılın ilk yarısında umarız işsiz sayısı beş milyona
ulaşmaz.





DOLARIN
KADAR KONUŞ





Bu
köşeden uzun zamandır kaleme aldığımız vatandaşın lira
yerine dolara avroya kaçışı tüm hızıyla sürüyor. Son
geldiğimiz rakam 8 Mart itibarıyla 171.8 milyar dolar düzeyinde.





Aynı
dönem itibarıyla son bir yılda Türk lirası cinsinden dövize
giden para 316 milyar lira. Artış oranı yüzde 40.4. Böylece
dövizde kaybettiklerini tekrar yerine koydu hem de pahalı olarak.
Dahası bu paranın 85 milyar lirasının yani 15.68 milyar dolar
alarak yılbaşından buyana dövize çevrilmesi dikkat çekici.





Tekrarlayalım,
bunun nedenleri başında bankaların lira mevduatlarına verdiği
faizlerin reel anlamda düşmesi, yani negatif gelir vermesi ve nakit
kalma ihtiyacı geliyor. Diğer bir neden de bahar aylarında yine
bir dalgalanma olacağı beklentisi.





Bu
konuda özellikle Mayıs ayında özel sektörün 8.2 milyar dolarlık
dış borç ödemesi ilk kırılma noktasını oluşturabilir. Tabii
seçim sonuçları ve her an bir ekonomik yaptırma dönüşebilecek
s-400 füze krizi bu beklentiyi artırıyor. Seçim sonrası
açıklanacağı söylenen yapısal reform paketlerinin içeriğine
gösterilecek tepki de işin başka yönünü oluşturuyor.





Diğer
yanda Merkez Bankası (MB) beklenti anketi yaptırıyor ve çıkan
sonuçlara göre doların yıl sonu değeri 6 lirayı geçecek.





Bu
anket bile vatandaşın neden dövize koştuğunu açıklıyor:
Örneğin kaba hesapla bugün 540 bin lira karşılığında 100 bin
dolar aldınız. Ankete göre dolar 6 lira olacaksa paranız da 600
bin lira olacaktır. Aradaki farkı da yani 60 bin lirayı da 10 aya
bölerseniz aylık net kazancınız en az 6 bin lira.





Bu
para mevduat faizinde kalsaydı ayda ortalama 10 bin liralık getiri
sağlıyor ama paranız enflasyon karşında eriyor. Döviz de ise
öyle veya böyle enflasyonla eşitleniyor. Bu arda enflasyon
konusunda da yine MB’nin anketine göre yılı en az yüzde 15 ile
tamamlayacağız. İki yıl sonraki oran için tahmin yüzde 12.





Sonuçta,
hepsi küçülen ekonomiyi düşük üretimde azalma, işsizlikte
çoğalma, tasarruflarda şişkin döviz hesapları arasında sıkışıp
kaldık. Bunun adı dengelenme değil.




http://bit.ly/2HzW6vk • İsmet Hazardağlı • Sonsöz Gazetesi • Son Dakika • Güncel Haberler • Ankara Yerel Gazete

Hiç yorum yok