Bu Güzelim Ülkeyi Kutuplaştırmayın
Mehmet Akgün • #YenimahalleBelediyesi
Yenimahalle Belediye Başkanı ve Millet İttifakının CHP adayı Fethi Yaşar, “Bizim adaylarımızı seçerseniz vatanseverlerin adaylarını seçersiniz, başka adayları seçerseniz vatan hainlerini seçersiniz diyorlar. Bu, bu ülkeye yapılabilecek en alçakça hakarettir” dedi.
Yenimahalle Belediye Başkanı ve Millet İttifakının CHP
adayıFethi Yaşar Batıkent’te
vatandaşlarla bir araya geldi. Büyük bir kalabalığın katıldığı toplantıda
konuşan Başkan Yaşar son günlerde Mansur Yavaş için iddia edilen konuyla ilgili
olarak, “Seçime giderken yine aynı teraneyle karşı karşıyayız. Bu koltuk
için, bu para için kardeşi kardeşe düşman edenler, bu ülkenin bölünmezliğine
kurşun sıkanlar, bu ülkenin Cumhuriyet değerlerine, birliğine, beraberliğine, kardeşliğine
koltuk için ihanet edenler yine iş başında” diye konuştu.
“İHANET
EDENLER İŞ BAŞINDA”
“Sizlerle bizleri bir yemekte buluşturdukları için Botanik
ailesine teşekkür ediyorum” diyerek sözlerine başlayan Fethi Yaşar şunları
söyledi:
“31 Mart’ta bir seçime gidiyoruz. Bu seçim adı üstünde
yerel seçim ama bu seçime giderken yine aynı teraneyle karşı karşıyayız. Bu
koltuk için, bu para için kardeşi kardeşe düşman edenler, bu ülkenin
bölünmezliğine kurşun sıkanlar, bu ülkenin Cumhuriyet değerlerine, birliğine,
beraberliğine, kardeşliğine koltuk için ihanet edenler yine iş başında.
Akşam eve gidip televizyonların başına geçtiğinizde hepsi
satılmış kalemler bir algı operasyonu yaratmak istiyorlar. Sanki yapılan bir
yerel seçim değil. Bu satılmış kalemler ne diyorlar: “Bizim adaylarımızı
seçerseniz vatanseverlerin adaylarını seçersiniz başka adayları seçerseniz
vatan hainlerini seçersiniz.” Bu, bu ülkeye yapılabilecek teröristin bile
yapamayacağı alçakça bir harekettir.”
“HER
ZAMANKİNDEN ÇOK BİRLİK OLMALIYIZ”
“Biz bu ülkeyi zor kurtardık, zor şartlar altında kurduk. İslam
ülkelerine örnek bir ülke olarak bugünlere geldik” diyen Yaşar, “Bu ülkeyi
kurarken savaşlar yaptık, yüz binlerce atamız bu toprakları bize bırakmak için
canlarını verdiler, şehit oldular. Kürdü ile Türk’ü ile Laz’ıyla, Çerkez’iyle,
Alevi’siyle, Sünni’siyle herkes bu toprakların kurtulması için bağımsızlık
mücadelesi verdi. Yetkisi makamı ne olursa olsun bunu bozmaya kimsenin hakkı
yok. Bugün bizim her zamankinden çok birliğe, beraberliğe, kardeşliğe
ihtiyacımız var.
Türkiye’de önemli sorunlar yaşıyoruz. Ekonomik sıkıntı var,
sosyal sıkıntılar var, işsizlik var, terör var. Türkiye bu sıkıntıları
ayrışarak değil, anlaşarak, demokrasinin ortak aklını kullanarak, birbirimize
saygıyla, sevgiyle yaklaşarak, birbirimizin farklılıklarını zenginlik sayarak
çocuklarımızın geleceğini daha güzel, daha aydınlık bir Türkiye’de yaşamalarına
hep birlikte fırsat verebiliriz.
Bu seçimde yapmayın bunu, bu ülkeyi bölmeyin, bu ülkeyi
kutuplaştırmayın. Bu ülke hepimize yetecek kadar güzel bir coğrafya. Anadolu
coğrafyası dünyanın en güzel coğrafyasıdır. Dört mevsimi yaşayan, her türlü
ürünün yetişebildiği ender coğrafyalardan bir tanesidir. Yeter ki tembellikten
kaçınalım, yeter ki üretenlere destek verelim, siyasette huzur getirelim,
demokrasi hissedelim, hukukun üstünlüğünü kabul edelim, özgürlükleri
kısıtlamayalım, hiç bir düşünceden korkmayalım, eleştiriden korkmayalım
demokrasinin can damarı da bunlardır zaten. Bir makama geldiysen eleştiriye
tahammül edeceksin, hak vereceksin onun için bunları içinize sindireceksiniz”
şeklinde konuştu.
“KAYNAKLARI
FÜTURSUZCA HARCIYORLAR”
Seçim çalışmaları için Ak Parti’nin harcadığı paralara
dikkat çeken Yaşar sözlerini şöyle sürdürdü:
“Devletin kaynaklarını oy için her gün fütursuzca
harcıyorlar. Benim karşımda ki adayın sadece direkler için harcadığı parayı ben
bir seçim kampanyası için harcıyorum. Bunların acıması yok. Biz bu ülkeyi seven
insanlarız. Ben bir partinin belediye başkan adayı olarak yola çıkmadım.
2009’dan beri Yenimahalle’de yaşayan her yurttaşımın belediye başkanı olarak
yola çıktım. Herkese eşit davrandım. Bugün başım dik herkesin karşısına
çıkabiliyorum. 60 senede yapılanın 10 senede en az 15 kat fazlasını
Yenimahalle’nin çocuklarına, kadınlarına, gençlerine, yaşlılarına yaptık. Nasıl
yapıldı bunlar? 60 senede neden yapılmadı? Biz ekmeği ekmekçiden aldık. Sizin
kaynaklarınızı size geri döndürdük.
Çok acımasız eleştirilerde aldım. Hatta kendi partimden
bile aldım. Ancak 10 yıl sonra sizin karşınıza çıktığımda ne belediyesinin bir
soruşturması olan, ne de bana karşı açılmış bir soruşturma olmaksızın başım
dimdik sokaklarda korumasız olarak dolaşabiliyorum. Onun için kanunlara
uyacağız. Kanunların vermediği yetkileri kullanmayacağız. Kaynakları verimli
kullanacağız ve geleceği güzel bir Türkiye’yi çocuklarımıza hazırlayacağız,
başka çaremiz yok.
Bunlarında geçeceğine inanıyorum. Bu halk zor şartlar
altında her zaman güzel neticeleri almıştır. Bizde yılmayacağız, korkmayacağız,
düşüncülere sahip çıkacağız. Bu ülkenin tek bir düşüncesi var oda Gazi Mustafa
Kemal Atatürk’ün bize bıraktığı düşünceler ve değerlerdir”
“SÖZLERİMİ
TUTTUM”
Yaşar, yaptıklarını tek tek şöyle anlattı:
“2019’un Batıkent’i, 2009’un Batıkent’i değil. 2009
yılında size toplantılarımızda söz vermiştim. Batıkent’i otel kent konumundan
çıkaracağız, akşam saatlerinde çocuklarınızın yollarını gözlemeyeceksiniz,
sosyal hayat getireceğim, sporu getireceğim, sanatı, kültürü getireceğim
demiştim. Bugün Batıkent’e sadece Batıkentlilere değil, çevre ilçelere de hitap
eden tesisleri yaptık herkes yararlanabiliyor.
100’e yakın park yaptık, Meydan AVM’yi yaptık. Her gün 25
bin kişi yararlanıyor. Bugün Batıkent her mahallesinde sosyal alanları, kültür
merkezleri yer alan bir ilçe haline dönüştü. Çok işler yaptık. Yüzme havuzları,
stat, en az 25 sağlık ocağı yaptık vatandaşlarımız rahat etsin dedik. Çünkü bir
mahalleden bir mahalleye gidemeyecek vatandaşlarımız bulunuyor. Devlet benim
görevim değil dedi ama devletin görevini yaptık. Devletinde harcadığı para
sizin paranız bizim harcadığımız parada sizin paranız.
Başka ilçelerde aile hekimleri daire tutuyor orada görev
yürütüyorlar. Biz 36 mahallemize sağlık ocağı yaptık. Demek ki yapılıyormuş.
Nasıl yapılıyor? Kaynakları verimli kullanarak. Ben hiç bir yerden,
bakanlıktan, hiç bir fondan kaynak almadım. 2009 yılında belediyeyi 160 trilyon
borçla aldım ve doğru düzgün belediye aracımız bile yoktu. Bugün 400’ün
üzerinde araçla size hizmet ediyoruz. Sizin kaynaklarınız verimli kullanılırsa,
iktidara da yaranılmadan, hiç kimseye de boyun eğmeden özgürce vatandaşınıza
hizmet edebilirsiniz.
Göreve geldiğimde iki tane cenaze aracı vardı. Bugün
filomuz var. Ayrıca Türk Hava Yolları’yla protokol imzalayan ilk belediyeyiz.
Devlet olarak vatandaşın yanında kötü gününde olmazsanız ne zaman olacaksınız?
Devlet olarak güveni nasıl sağlayacaksınız. Kefeni ve diğer malzemeleri
2009’dan beri ücretsiz olarak veriyoruz. İstediği yere cenazesini götürüyoruz,
otobüs isterse otobüs, minibüs isterse minibüs veriyoruz.
Etüt merkezleri kuruyoruz. Eğitime önem veriyoruz. Sağlıklı
bir toplumun sağlıklı bir eğitimden geçtiğine inanıyoruz. Atatürk ve
arkadaşları da Türkiye’nin değişimine eğitimle başladılar. Bugün eğitim sistemi
çökmüştür. Bu eğitim sistemiyle Türkiye’nin üreten bir Türkiye olması mümkün
değildir. Çoğu fakültelerin özel sektörde de, kamuda da karşılığı yok. Çocuk
okulunu bitiriyor iş arıyor bunalıma giriyor, askerliğini yapıyor bunalıma
giriyor. Bu eğitim sistemi mutlaka sorgulayan, düşünen, bilime dayalı, üretken
bir sisteme dönüştürülmelidir.”
“TÜRKİYE’NİN
EN GÜÇLÜ BELEDİYESİ”
Yenimahalle bugün Türkiye’nin en güçlü belediyesi haline
geldi diyen Yaşar, “Bunu ben söylemiyorum. Bu hükümet o belgeyi, bayrağı
verdi. Geçen yıl 8 buçuk ay Yenimahalle Belediyesi’ni Avrupa Birliği
Standartları Enstitüsü ve Türkiye Standartları Enstitüsü inceledi. 8 buçuk ay
sonra Türkiye’de bir tek belediyeye ISO 9000 belgesini ve bayrağını verdi. Oda
cumhuriyetin ilçesi Yenimahalle oldu. Bu gurur hepimizin gururudur.
Yenimahalle’nin sınırları içerisinde onkoloji hastanesi
var. Türkiye’nin en büyük onkoloji hastanesidir. Oraya her gittiğimde burnumun
direği sızlardı. Türkiye’nin her tarafından oraya hastalar ve yakınları
geliyor. Yenimahalle’nin 700 bin gece nüfusu 1 milyon gündüz nüfusu var bir
misafirhanesi yok. Gece sokağa annesini babasını çocuğunu atan aileler var,
maalesef değer yargıları değişti. Onları barındırabileceğimiz misafirhanelerin
olması gerek. Geçen dönem 220 yataklı bir misafirhane yaptık. Oradaki hasta
yakınları banklarda yatıyordu, çadır kuruyorlardı, arabalarda yatıyorlardı.
Şimdi Yenimahalle’nin misafirperverliğini gösterdik. Bugüne kadar Anadolu’nun
her yerinden gelen 150 bin vatandaşımızı 5 yıldızlı bir otelde misafir ettik.
Odanın içerisinde televizyon, banyo, üç öğün yemek var. Toplantı salonu,
doktorların muayene odası var. Pırıl pırıl bir tesis gidip görmenizi isterim.
Türkiye’ye Cumhuriyetin Mahallesi Yenimahalle’nin misafirperverliğini
gösterdik. 15 bine yakın teşekkür ve dua mektubu var. Bu dualar, teşekkürler
bana değil, size. Bu tesisleri sizin verdiğiniz vergilerle yaptım.
Dumlupınar Tesisi’nden de bahsetmek isterim. Dumlupınar’a
her gittiğimde burnumun direkleri sızlar. 113 bin şehidimiz var. Dumlupınar
Meydan Muharebesi kazanılmasaydı belki de bugün bir ülkenin üssü olacaktık.
Geçen yıl Ocak ayında gittim belediye başkanını aradım yoktu. Sonra tekrar
aradım önemli bir şey konuşacağımı söyledim. Dedim ki orada 81 ilden evladımız
yatıyor, orada bir tuvalet, şehit yakınları geldiğinde çay içebilecek alanları
yok. Orası Afyon ve Kütahya arasında yer alan bir bölgedir yolda kalsanız
yatacak bir yer yok. Buraya bir tesis yapacağım anahtarını da sana teslim
edeceğim dedim. Gözleri doldu, çok
teşekkür etti ve sarıldı. 6 gün sonra encümen kararını getirdim.
Bu sene 28 Ekim’de o tesisi açtık anahtarını da MHP’li
belediye başkanı arkadaşımıza teslim ettik. Üstüne de yazdık
“Cumhuriyet’in kazanıldığı topraklara, Cumhuriyet’in ilçesi
Yenimahallelilerin armağanıdır” diye.
Ben hepinizin belediye başkanı olmak için yola çıktım.
Gençlerimizin, yaşlılarımızın, kadınlarımızın, çocuklarımızın yeniden belediye
başkanı olabilmek için İyi Parti ve CHP genel başkanları beni aday gösterdi. Bu
yaptıklarım, yapacaklarımın teminatıdır. Ben sevgiye inanıyorum, Cumhuriyete
inanıyorum, Mustafa Kemal Atatürk’e inanıyorum ve o yolda da yoluma devam ediyorum.
Eğer bana güveniyorsanız, destekliyorsanız ben kendimi size, sizi de Allah’a
emanet ediyorum” diye sözlerini tamamladı.
http://bit.ly/2Hz6MdC • Mehmet Akgün • Sonsöz Gazetesi • Son Dakika • Güncel Haberler • Ankara Yerel Gazete
Post a Comment