Devlet Kurumları Çökmüş Durumda
Orhan Uğuroğlu • #DevletKurumları
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu ülkenin en
önemli sorunun ekonomik kriz olduğunu belirterek seçim sonrası bu krize nasıl
çözüm bulunacağını sordu.
Cumhur ittifakının sözde beka sorunu yaratarak ekonomik krizi
millete unutturmaya çalıştığını vurgulayan Kuşoğlu, “kutuplaşma yaratarak iftiralar atarak, millet ittifakını teröre
destekle suçlayarak gıda kuyruklarını, işsizliği, pahalılığı milletin görmesini
konuşmasını istemiyorlar” dedi.
“Millet aptal değil” diyen Kuşoğlu, “Beka sorunu olmadığını sadece bir yerel seçim odluğunu millet görüyor,
biliyor. Kemal Kılıçdaroğlu’na ve Meral Akşener’e karşı müthiş bir baskı
oluşturuyorlar. Hapisle tehdit ediyorlar, soruşturmalar, fezlekeler düzenliyor,
ezan ıslıklandı yalanına sarılıyorlar. Diyanet siyasetin oyuncağı oldu”
diye çok sert konuştu.
Kuşoğlu’na sorularım ve yanıtları şöyle:
- Recep Tayyip Erdoğan miting meydanlarında
cumhurbaşkanı mı, AKP genel başkanı mı? Konuşmalarını nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Kuşoğlu:
En
önemli tespitimiz şudur. Türk devlet geleneği çökmektedir. Cumhurbaşkanının
görevi tarafsızlık içinde devleti yönetmektir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet
Sisteminin ilk seçimi olan 31 Mart yerel seçimi öncesi bu sistemin çöktüğü net
şekilde ortaya çıkmıştır.
Çok kötü oldu ve çok olumsuz sonuçları da olacaktır. Devlet
kurumları çökmüş durumdadır.
Bakanlar ne millet meclisine ne de millete karşı
sorumludur. Onlar sarayın memurları ama siyasetin tam içindeler. Türkiye çok
sıkıntılı günlere gebedir.
Millet 31 Mart’ta kendilerine önemli ders verirse
kendilerine çeki düzen verirler.
EKONOMİ VE IMF
Değerli okurlarım, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak 31
Mart yerel seçim sonrası “yapısal
adımlar” atılacağını şu sözlerle söyledi.
- “2019
çok daha önemli adımlar atılarak içeride ve dışarıda çok daha güçlü, pozitif
neticeleri aldığımız bir yıl olacak.”
- Nisan’dan itibaren yapısal tarafta
atacağımız adımlarla süreci daha da güçlendireceğiz. YEP kapsamında cari açığı
azaltacak, katma değerli üretimi artıracak, milletimizin refahını yükseltecek
politikalarımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.”
Meclis Plan ve Bütçe komisyonu üyesi de olan Kuşoğlu’na Albayrak’ın
bu açıklamalarını da sordum.
- 2018’de son 10 yılın en düşük büyüme
rakamı yüzde 2,6 olarak açıklandı. Piyasalarda ortaya çıkan durgunluğu nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Kuşoğlu: Türkiye
küçüldü, yine öğünüyorlar. En kötü günler geride kaldı diyorlar. Neden geride
kaldı, ne yaptınız ki? Vatandaşın ve işletmelerin durumu her geçen gün daha da kötüye
gidiyor. Tam tersine önümüzde özellikle seçim sonrası çok daha kötü günler var.
Bu zihniyetle çözüm yok.
- Krizin büyüklüğünü nasıl tanımlıyorsunuz?
Kuşoğlu: Biz
yıllardan beri üretim ekonomisine geçilmesi ve yapısal reformların yapılmasını
önerdik. Maalesef çok derin bir ekonomik kriz ile karşı karşıya kaldık.
Ekonomik krizde olduğumuz halde yine geçici önlemlerle konu geçiştirilmeye
çalışıldı, yapısal reformlardan bahsedilmedi, kriz inkar edildi. Şimdi küresel
ve iş dünyasından gelen baskılar karşısında yapısal reformlara gidilecektir
deniyor ve krizin yapısal olduğu kabul ediliyor. Gerçeğin nihayet kabul
edilmesinden Memnun olduk. Ancak bu bir program gerektiriyor. Çok sıkıntılı bir
süreç. Kriterler neler? Hepsinin açıklanması gerekiyor.
- Yapısal reformun nasıl yapılmasını, ne
önlemler alınmasını bekliyorsunuz?
Kuşoğlu: Yapısal
reformlar uzun süreçlerdir ve can acıtırlar. Reform kriterlerinin objektif
olarak belirlenmesi şarttır. Kim kurtarılacak, kim feda edilecek kriterlerin
doğru konması keyfi olmaması gerekir. Yapısal reformlar adı üzerinde yeni
yapılar oluşturmak, eski yapıları yıkmayı gerektirir. Fedakarlık ve bilinç
gerektirir. Sayın Bakan hangi alanlarda, ne süreyle reformlar yapacağını,
reform takvimini, reform kriterlerini, reform hukukunu net olarak
açıklamalıdır. Açıklamalıdır ki seçmende seçim sonrası ne olacağını bilsin.
- Bakan Albayrak, “yapısal
adımlar” atılacağını söylüyor. Bu mesajının anlamı nedir?
Kuşoğlu: Albayrak’ın
Nisan’dan itibaren yapısal reformlara geçeceğiz mesajı özellikle yabancı
yatırımcılara yani sıcak para yatırımcılarınadır. Seçim sonrası IMF kontrolünü
kabul edeceğiz mesajıdır. Bu mesaj verilmese seçim öncesi dolar-döviz aniden
yükselebilir. Bu dolar yatırımcılarına dur, doları yükseltme biz sizin
istediğiniz yola geleceğiz mesajıdır. Berat Bey IMF çağrısı yapıyor bu
açıklaması ile.
- Türkiye’de ekonominin düzelebilmesi için
dış krediye mi ihtiyaç var? Ne kadarlık bir kredi paketi ekonomiye nefes
aldırır?
Yapısal reformların yapılabilmesi için bir program ve
kararlılık gerekiyor ama aynı zamanda mevcut durumu krizden kurtarabilmek
içinde döviz gerekiyor. Bu döviz ancak güvenilir bir program, denetim sistemi
ve ekonomiye tekrar güç verecek bir kaynakla mümkündür. Albayrak’ın mesajı tüm
bunları kabul ettiklerini göstermektedir.
- 2019 bütçesini Meclis’te kalem kalem
izlediniz. Türkiye’nin acil dış kredi ihtiyacı ne kadar?
Kuşoğlu:
Ekonomistler
Türkiye’nin acilen 50 milyar dolar dış kredi bulması gerektiğini vurguluyorlar.
Bu para nereden bulunacak? Bakan Albayrak’ın mesajının IMF’ye çağrı olduğu
anlaşılıyor. Bakmayın seçim öncesi IMF karşıtı söylemlere.
Seçim sonrası ülkenin içinde bulunduğu bu en büyük krize
nasıl çözüm bulunacak? Hangi sektörler feda edilecek? S-400 ve F35 krizi
Amerika ile nasıl çözülecek?
Bunları konuşmuyorlar ama sanki ülkeyi 17 yıldır CHP
yönetiyor gibi bize saldırıyorlar.
http://bit.ly/2u8bI1b • Orhan Uğuroğlu • Sonsöz Gazetesi • Son Dakika • Güncel Haberler • Ankara Yerel Gazete
Post a Comment