El atıyla gerdeğe girilmez
İsmet Hazardağlı •
Ekonomimizin
yıllardır çözülemeyen sorunu olan sıcak para halen yine
ümidimiz ve övünç kaynağımız.
Kısa
süreliğine karşılığında büyük faizler ödenen, kimi zaman
“gelsin” diye tavizler verilen “kapkaççı” sıcak paraya
bugün yine bel bağlanıyor, son “iki ayda 70 milyar lira,
yaklaşık 13,5 milyar dolar geldi” diye sağda solda anlatılıyor.
Soralım,
bu sıcacık para geldi de ne oldu? Ne dolar, ne faizler geriledi, ne
kamu borcu azaldı, ne bütçe açıkları kapandı, ne enflasyon
düştü, ne de domatesin patatesin fiyatı. Dahası büyümeye ne
katkı sağlayacak? Ya her ay yüz binlerin katıldığı işsizler
ordusuna ne demeli? Konut, otomobil, beyaz eşya satışlarını
patlattı da bizim mi haberimiz olmadı?
Bu
sıcak para girişine bakıp sonbaharda üretimin artacağı,
enflasyonunun, faizlerin tek haneye düşeceği beklentisini
yaratmak, ne kadar inandırıcı? Ya bu para iki ay sonra giderse?
Sıcak
para politikası sonucu eğer düşseydi önce dolar, avro düşerdi.
Şu son günlerde yine çok küçük de olsa yukarı doğru
hareketlenme var. Hiç kimse artık dolar beş liranın altına iner
diye hesap yapmıyor.
Ayrıca,
üç gün sonra dolar aniden fırlarsa ve “böyle bir şey
olmayacak” diyen en yüksek mevkiler yanılırsa ne olacak? Ya da
“dövizde yükselmeyi çok beklerler” sözünü güvence alıp
yabancı para cinsinden borçlananlar, bugünkü pariteler üzerinden
ihracat ithalat bağlantısı yapanlar, Ağustos sonrasındaki gibi
iflasın eşiğine sürüklenirlerse? Bu defaki enkazın dip dalgası
daha ağır olur.
Borsa
İstanbul’a bakın, hangi kağıtlar alınıp satılıyor?
Çoğunlukla bankalar ve kamu ana sermayeli kuruluşlar. Ya gerisi?
Gerisi değer kaybediyor. Borsa endeksi kaç aydır 104 bini
geçemiyor çünkü yabancı yatırımcısı adeta tetikte bekliyor.
İşte
sıcak para bu. Sağladı mı üç beş dolar kazanç, “hadi
eyvallah der, ardına bile bakmaz. Borsanız 90 binlere iner. Sonra
yine “Türk varlıklarının değeri çok ucuz” derler, bir daha
gelirler, biz de “vay ekonomide işler tıkırda, bak yabancılar
koşarak geliyor” deriz, sonra aynı sarmal yaşanır durur. Giden
para, döviz, ekonominin göz bebeği şirketlerin eriyen sermayeleri
kimin diye sormayız.
BORÇLAR
İÇİN
Gelme
nedenini “Türkiye’ye güveniyorlar, geleceğine yatırım
yapıyorlar” sözlerine dayandırılan para sadece iç ve dış
borçları çevirmek için kullanılıyor Sadece “dolar artmasın,
faizler yükselmesin” diye dışarıya tahvil, bono, devlet
borçlanma senedi satma politikasının bir sonucu geliyor buharı
üstündeki para.
Üstelik
bir cepten alıp diğer cebe hem de üzerine faiz ekleyerek
koyuyoruz. Geçmiştekilerini bırakın, bu 13.5 milyar doların
faizi en az üç milyar dolar. Zamanı gelince hem anapara hem de
faizi ödemek için bu defa 18 milyar dolar borçlanacağız
Bu
paraları istediğiniz kadar uzun vadeli, yüksek faizlere bağlayın,
siz “gitme dur” diyene kadar yarattıkları krizle baş başa
kalırsını. En sonuncusunu geçen Ağustos ayında gördük. Bizi
altı ayda nasıl aşağıya çektiğini yediden yetmişe yaşadık,
daha da yaşayacağız.
Bu
nedenle yabancının parasına güvenmeyin,sırtınızı dayamayn. Ne
demiş atalarımız; “el atıyla gerdeğe girilmez”.
http://bit.ly/2Fg86zb • İsmet Hazardağlı • Sonsöz Gazetesi • Son Dakika • Güncel Haberler • Ankara Yerel Gazete
Post a Comment