Header Ads

Enflasyona Şubat ayı molası

İsmet Hazardağlı •


En
sonunda yıllık enflasyon yüzde 20’nin altına indi ve yüzde
19.67 olarak gerçekleşti ancak ayrıntılar pek parlak gelecek vaat
etmiyor.





Öncelikle
gıda. Gıda ürünlerinde artış devam ediyor. Tanzim satış
noktalarının ve etiket, stok avcılığının gıda enflasyonu
önlemede çok faydası olmamış, zaten olması da beklenemezdi.





Yönetim;
gıdadaki enflasyonun, tarımdaki üretim yetersizliğinden
kaynaklandığını ve mali destekler dışında üretim sorunlarını
çözecek politikalar ortaya koyulamadığı artık kabul etmeli.





Diğer
sektörlerin de tarımdan geri kalır yanı yok. Talepteki düşüşe
şimdi üretim daralması da eklendi. Dahası enflasyonun en büyük
artış nedeni olarak gösterilen döviz kurları için söylenen
“kontrol altına aldık” sözlerini de dikkate alırsak
enflasyonda daha hızlı ve çarpıcı gerileme gerçekleşmeliydi.
Sonuç aylık yüzde 0.16 ise üzeride düşünülmeli.





Son
altı aylık dönemde üretici ile tüketici fiyatları arasındaki
makasın daralması olumlu değerlendirilebilir ama neden üretici
fiyatlarındaki gerileme tüketici fiyatlarına daha fazla
yansımıyor?





Gelecek
aylarda örneğin kurlardaki olası bir oynamada ne olacak? Yerel
seçimler ve sonrası yürürlüğe koyulacağı söylenen yapısal
reformlar ne gibi etkiler yaratacak?





Sonuçlar
şunu özetliyor: başta gıda olmak üzere enflasyon Merkez
Bankası’nın deyişiyle katılığını sürdürüyor. Öyle bir
iki puanlık azalmalara bakıp gelecekte, elle tutulur, gözle
görülür anlamlı ve göreceli gerileme beklemek aşırı
iyimserlik olur.





Yılın
ikinci yarısında endekse bağlı olarak rakamlar biraz daha
gerileyebilir ama gelecek iki yılda yüzde 15-20 arasındaki
enflasyon oranına karşı bağışıklık geliştirelim. Cüce Şubat
ayında enflasyona kısa bir mola verdik, o kadar.





FAİZLER
NE OLACAK MI?





Şimdi
gözler yine Merkez Bankası’na (MB) çevrilmiş durumda. Çarşamba
günü yapacağı faiz toplantısı var. Yukarıdaki verilere göre
MB’nin mevcut faiz oranlarında beklenmiyor.





Bazıları
kalkıp, “efendim enflasyonla faizler arasında nerdeyse beş
puanlık fark oluştu, indirilsin” şeklinde baskı kuracaklardır
ama bize göre sonuç alınmayacaktır.





Çünkü,
“enflasyon yüzde 20’nin altına indi daha ne bekliyorsunuz?”
diyenler enflasyondaki “Şubat ayı” molasına aldanıyorlar.





Bunlara
şunu hatırlatmak lazım. Bu enflasyon dene şey çok hızlı çıkar
ama inişi çok ağır olur. Altı aydaki gerileme sadece yaklaşık
6 puan. Ama geçen Ağustos’la Eylül arası artış iki ay arası
neredeyse 8 puan olmuştu. Demek ki iki ay arasındaki artışı
bunca müdahaleye rağmen altı ayda bile geri alamamışsınız.





Bizce
ekonomi yönetimi şu enflasyon, kredi yapılandırmaları, tanzim
satış işlerinden öte, genel durgunluk, nakit sıkıntısı,
talepteki azalma, işsizlik, üretim gibi konulara daha fazla ağırlık
vermeli. Konut ve otomobil sektörlerindeki alarmla işin cabası.
Kısacası eski başarı hikayelerin benzerlerinin nasıl
yazılacağına daha üst pencereden bakmalı.





Müdahalelerle
değil serbest piyasa ilkeleri içinde dengelenecek bir ekonomi çok
ama çok uzaklarda.




http://bit.ly/2tOYy8Z • İsmet Hazardağlı • Sonsöz Gazetesi • Son Dakika • Güncel Haberler • Ankara Yerel Gazete

Hiç yorum yok