Header Ads

Kentlerimizin bir başbakanı olacak

Cafer Külahlıoğlu • #Başbakan, #Kent


Sincan’ın gelişmesinde ve büyümesinde büyük emeği olan efsane belediye başkanlarından Aziz Gürsoy ile sosyal medya sohbeti yaptım. Gerek Ankara’nın gerekse Türkiye’nin günlük siyasi gelişmelerini dikkatle takip eden Gürsoy, “Mansur Bey artık başkan… Açıklamayı yaptıkları gün arayıp ‘artık başkansın kutluyorum, yılların deneyimiyle bu halkın sosyal psikolojisini bir parça biliyorsam seçileceksin’ dedim” diye konuştu.





İşte aramızdaki diyaloğun özeti:





Yavaş’a yapılan saldırılar lehine mi oldu?





Gürsoy: Para versen
yaptıramazsın… Evet, çok lehine oldu. Türk halkı haksız yere
mağdur edilenlerin yanında oldu her siyasi olayda. Mansur Beyin de
yanında olacak ve onu seçecektir.





Medya etik dışı yayınlar yapıyor değil mi?





Gürsoy: Bu arada basın
tarihinin bu en karanlık günlerinde bir iki de olsa mum ışığına
bile ihtiyaç var.





Sizler aydınlatıyorsunuz. Bir elin
parmakları kadar olsa bile… Ama inan demokrasi tarihi bunları
yazacak, yıllar boyu, basın özgürlüğünün derkenar notu
olarak. Kutup soğuğunda, iglolarda bir mum 18 derece ısı yayar
misali özgür medyada haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı yayın
yapıyor.





Siyasi deneyiminle nasıl değerlendiriyorsun?





Gürsoy: Siyasette bize ilk
öğretilen düsturdur: ”siyasette kimse kimseyi bitiremez, insan
kendi kendini bitirir.” Mevcut durum muhalefet partilerinin
performansı ile doğrudan bağlantılı değil. AKP kendi kendini
yiyor, bitiriyor, tüketiyor. Sayın cumhurbaşkanının kendi
yarattığı derin yalnızlık ve yanlış strateji ve politikalar.
Konjonktür bazen kahramanlar yaratır. Tarihsel koşullar yeniyi
üretir. Bunda da temel katkı AKP’nindir. Sosyolojik bir tespit bu.





Yerel seçim sadece ama sanki genel seçim gibi propaganda yapılıyor değil mi?





Gürsoy: Bu seçimlere, yerel
yönetim anlayışında ”bir zihniyet devrimi “yaşanıyor. Bu
seçimlerde biz kentlere başkan değil, Başbakanlar seçeceğiz.





Tam bir yerel hükümet anlayışı
egemen olmaya başladı. Adayların projelerine bak, eğitim, sağlık,
istihdam, tarıma yönelik…





Çiftçilere tarlasındaki ürünü
alma garantisi, tohum geliştirme üretme merkezleri, süt, patates,
soğan dağıtma projeleri, 20-30 bin kişilik istihdam yaratma
taahhütleri, yoksulluk sınırı altındaki insanlara parasal-kent
kart projeleri, okul öncesi eğitim, özürlü-engelli projeleri ve
benzerleri.





Başbakanlık kalktı ama yerel seçim ile seçilen başkanlar başbakan olacak tespiti ilginç geldi bana.





Gürsoy: Tam bir yerel hükümet
anlayışı ve bu bir yerel yönetim devrimi. Klasik belediyecilik
konuşulmuyor bile. Bu hayatın ve mevcut ekonomik şartların
dayattığı bir gelişme ama inanılmaz isabetli.





Uluslararası yerel yönetimler birliği
ilkelerine uygun ve Avrupa standartları artık 80 milyonluk bir ülke
merkezden yönetilmez. Tabi bu olgu bazı yasal düzenlemeleri de
dayatacak. Örneğin belediyelerin hizmetleriyle ilgili vergi koyma
yetkisi. Türkiye gerçekten yerel yönetimlerle ilgili bir zihniyet
devrimine gidiyor, olması gereken. Her başkan kentinin başbakanı
olacak.





Mevcut belediyeler yasası ile başkanlar bu dediğiniz çalışmaları yapabilecekler mi?





Gürsoy: Bu olgunun elbette ki
siyasal sonuçları da olacak. Merkezi yönetimle yetki çatışmaları
gündeme gelecek, iktidarın paylaşılması, bölünmesi güç hele
bu şartlarda zor.





Ancak bu süreç zorunlu olarak yerel
yönetimlere yetki devirlerini gündeme getirip gelir kaynaklarının
yeniden tanımlanmasını dayatacak.





Mevcut başkanlık sistemiyle de uyum
sorununu belediye icraatları ile çakışabilir ve yeni belediyeler
yasası gündeme gelebilir ki bence de gelmek zorundadır.




http://bit.ly/2ukpBt0 • Cafer Külahlıoğlu • Sonsöz Gazetesi • Son Dakika • Güncel Haberler • Ankara Yerel Gazete

Hiç yorum yok