Header Ads

Yeni başkan: Devr-i sabık yarat

İsmet Hazardağlı •


Yerel
seçimlere çok az bir zaman kala siyasi rekabet yoğunlaştı. Artık
taraflar, maalesef taraflar derken cumhur ile millet ittifakı diye
ikiye ayrıldı, artık son kozlarını oynuyorlar.





Nedense
bu seçim kampanyasında “”eyy” ile başlayan fazla cümle
duymuyoruz. Suriye yok, AB yok, Trump yok, her şeyin ötesinde
ekonomi, işsiz 4.3 milyon insanımız, enflasyon, faiz yok, “yarın
iyi olacak” diyen de yok. İki gazete manşeti ile meydan
söylemlerinin oluştuğu ortamdan fazla bir şey beklemeyin. Herkes
kararlı.





Bazı
büyükşehirlerde tahminler, kimilerine göre beklentiler, belediye
başkanlıklarının değiştirmesi yönünde. Değişirse ne olacak?
İster yeni isim olsun isterse başka partiden olsun yeni gelenlerin
işi çok zor.





Eğer
ayrı partilerden olursa en azından personel açısından sorun
olmaz. Ama ya farklı partiden başkan gelirse? Mesela Ankara için?





Mansur
Yavaş koltuğuna oturacak, kritik yerlere kendini güvendiği
adamları getirecek, dosyalar, yapılan, yapılmakta olan işler,
borçlar, davalar tek tek incelenecek, kısacası belediyeyi
öğrenecek. Günlük işleyişte bazı “fanatik” çalışanların
işi ihmal etme tutumuyla da karşılaşacak. Aylar geçecek, ortada
bir faaliyet yok.





Ankara,
İstanbul, İzmir, Mersin, Adana, Gaziantep gibi yerlerdeki
büyükşehir belediyelerin bütçeleri benim diyen bakanlığın
bütçelerinden fazla ama bir o kadar da açık, borç, tahsili
yapılamayan ödemeler var..





Soru
şu: bu kadar ekonomik sıkıntıda vatandaşa yönelip örneğin
para bulmak için başta emlak vergisi toplamak için icra haciz
yollarına mı gidecek? Çünkü yüz binlerce insan emlak vergisini
ödemekte zorlanıyor ye da öteliyor. Para yoksa ne yapacak? Hiçbir
şey.





Eğer
muhalif ittifaktan geliyorsan bir yandan belediyeyi kontrol altına
almak, yani günlük işleri öğrenmek, diğer yandan vatandaşı
memnun etmek zor iş.





Millet
ittifakından geliyorsanız karşınıza bir de Ankara’nın yani
hükümetin çıkaracağı bir sürü zorluklar var. İller Bankası
başta olmak üzere karşınıza sürekli “para yok” mazereti
çıkarsa ne olacak? Seçimden sonra bir kararname çıkar,
gelirleriniz kesilir ya da gelirlerinize temlik konur, personele maaş
bile dağıtamazsınız. Al sana yeni başkan!





En
iyi yapılacak işi ben önereyim ve siyasette eskilerin bir terimi
hatırlatalım: devr-i sabık yaratmak. Yani o dönemin suçlusunu
bulmak ve kamuoyu gözünde ilan etmek. Tüm yeni arkadaşları sok
arşiv odasına, araştırsınlar, bir şeyler bulabilirler. “Efendim
şu ihale fazla tutardan ödeneme var, şurada bilmem ne yok, keyfi
işler” diye açıkla gitsin. İspat ona kalsın. Kime inanacağız?
Sana mı geçmişe mi?





Sayın
taze ve yeni başkan. siz asfaltı, yolu, hmax, kat, kod hesaplarını
bırakın, geçmişi kurcalayın. İllaki bir yerlerde kaçak göçek
işler varıdır bir önceki başkanın. Olmadı “bu ne kadar makam
aracı” diye feryat edin.





Geçmişi
kötüleyin ama bilgi ve belgelerle. Tabii bulursanız. Buradan
giden, seçimi kaybeden her başkanın bir açığı vardır anlamı
çıkmazsın ama olsa da olmasa da eskiye bakın. Yoksa başka türlü
işin içinden çıkamazsınız, bir yıl geçmeden bir çivi bile
çakamazsınız yörenize..





Geçmişi
kötüle kardeşim. Nasıl ki 1994 İstanbul’unun çöp yığınları
hatırlatılıyorsa sen de konuş. Devr-i sabık yarat, zamana oyna.
Bu ekonomik ortamda yapacağın fazla bir şey yok. Koltuğun sıcak,
bahtın açık olsun!




http://bit.ly/2HA3ZRn • İsmet Hazardağlı • Sonsöz Gazetesi • Son Dakika • Güncel Haberler • Ankara Yerel Gazete

Hiç yorum yok