Ankara değişim bekliyor
İsmet Hazardağlı •
2019
yerel seçimlerde en büyük çekişme Ankara’da yaşanacak. Çoğu
vatandaş kendi yöresini bile bırakıp başkent sonuçlarını
izleyecek.
Umarız
öne çıkan iki aday; Mansur Yavaş ve Mehmet Özhaseki arasında
seçim yarışı geçmişin dedikodularından uzak, demokratik
olgunluk ve şeffaflık içinde sonuçlanır. Böyle de olması
gerekiyor.
Ancak
Yavaş’a karşı yürütülen kampanyalar karşı tarafa yani
Cumhur ittifakına bir şey kazandırmayacağı kesin. Anladığımız
kadarıyla karmaşık iş ilişkilerinden kaynaklanan ve yargıya
intikal etmiş, hatta sonuçlanmış davaları Yavaş’ın aleyhinde
kullanmak seçmenin düşüncesini değiştirmez. Nedeni basit:
vatandaşın çoğu yargının ağır işlemesi sonucu bu tür
içinden çıkılmaz alacak verecek davalarını yaşıyor. Şaşırtıcı
bir şey yok. Şaşırtıcı olan Cumhur ittifakının bu tür şahsi
bir konuya sarılıp kötüleme ve karalama kampanyasına tutunma
çabası.
Canlı
yayında izledik, Yavaş, kendisine yönelik iddiaları belgeleriyle,
bilgileriyle izah etti, açıklık getirdi. Kullandığı sakin
üslup da bana göre takdire şayan.
Gerçekten
Ankara’nın artık polemiklerden, kısır çekişmelerden uzak bir
yerel yönetim anlayışına ihtiyacı var. Geçmişi hatırlayın,
her gün gereksiz bir “ağız dalaşı” yaşanıyordu. Ne kattı
bunlar Ankara’ya? Hepsi mazi oldu, mahkeme koridorlarında, sanal
medyada tozlandı, gitti. İddiaları, cevapları hatırlayan
kalmadı.
Muhalifleri,
eleştirileri susturmak, her konuda baskın çıkmak kime yaradı?
Hiç kimseye. Sonuçta Ankara geneli kentsel yaşam anlamında her
gün geriledi.
Büyükşehir
Belediyesinin hizmetlerinden mahrum bırakılan başta Çankaya ve
Yenimahalle olmak üzere bazı ilçe belediyelerinin atakları olmasa
değil kasabaya, köye dönmüştü başkentimiz.
İNSANA
YATIRIM
Yavaş’ın
“yerel yönetimlerin ekonomik faaliyetleri geliştirmeli” bakış
açısıyla başta istihdamı artırıcı vaatleri dikkat çekici.
Akyurt’taki fuar alanının hayata geçmesiyle ortaya çıkacak
zincirleme hareketliliğin getireceği canlılık buna bir örnek.
Günümüzde
belediyecilik demek artık park, bahçe, kanalizasyon, asfalt
dökmekle sınırlı değil. Diğer ülkelerdeki belediyeler
yörelerindeki ekonomik faaliyetlerin artmasına öncülük ediyor.
Ne yazık ki bizde vizyonu sadece rant yaratmaya” dayalı başkanlar
çok şey kaybettiriyor.
Belediyelerle
ilgili bir dönem çalıştığım uluslararası bir projede gördük
ki Avrupa’daki belediyeler, yörelerindeki imkanları ekonomik
faaliyete nasıl dönüştürürüz diye bir sürü işlere
girişmişler.
Örneğin,
küçük göllerde yelkenciliği geliştirmişler, eski maden
ocaklarını ıslah edip turizme, dağı taşı spora açmışlar,
tarımsal üretimi geliştirip yöresel markalar yaratmışlar, iki
kilise, bir meydan, bir ortaçağ kalesini onarıp “görülmesi
gereken yerler” turlarına sokmuşlar kendilerini.
Bizde
de birkaç yerde benzeri başarılı işler var ama yine örneğin
Ankara’ya turist neden gelmiyor artık? Eskiden Kapadokya
bağlantılı turlarda günlük duraklama yeriydi. Kendinizi
anlatmazsınız, elinizden tutan yoksa turizmde seçenek olmazsınız.
Bugün
gelseler, müzeler dışında, götür Gölbaşı’na yemek
yesinler, devası AVM’lerde alışveriş yapsınlar, Altındağ’da,
kalede eskiyi yaşasınlar, Kalecik’teki şarap fabrikalarını
gezsinler. Alın size istihdam artırıcı işler.
İtalya’ya,
Toscana Vadisi’ne gidin, sizi illaki bir üzüm bağına sokarlar,
birkaç şarap şişesi ve bol hatıra eşya ile gönderirler. Bakın,
kaç kişi para kazanıyor bu işlerden?
Ankara
artık ufkunu genişletmeli, üzerindeki şu ölü toprağını
atmalı, var olan potansiyelini istihdama, aşa işe dönüştürmeli.
Mansur
Yavaş gibi yeni bir anlayış, merkezi hükümetin yaptığı gibi
taşa toprağa değil de insan yaşantısına dokunacak işlere
yatırım yaparsa, Ankara’nın havası da suyu da değişebilir.
Değişimin amacı da bu olmalı zaten.
http://bit.ly/2HG10ae • İsmet Hazardağlı • Sonsöz Gazetesi • Son Dakika • Güncel Haberler • Ankara Yerel Gazete
Post a Comment