Header Ads

Bir başkan istiyorum ki olmasın….

Ünal Özüak •


Kentleri
kurtarmak adına… gördüğüm lüzum üzerine yazılan siyasi
içerikli yazıdır… beyaz sayfa açma fırsatı yakalayacak
başkanlara öğütler içeriyor…





Merak etmeyin okuyunca zaten öyle bir başkan olamayacağını anlayacaksınız. Yerel yönetim başkanından bahsediyorum. Bildiğiniz Belediye Başkanı. Bağışlayın, büyük kent küçük – kent fark etmez, “Olamayacak olana ergi,” yapacağım. Dürüstlük, namusluluk, erdemlilik, ahlaklılık vb. genel olmazsa olmazlara girmeden, “Gerçek olamayacak kadar gerçek,” fantastik arzulama kabul edin yazacaklarımı. Gibi davranmak yerine kendisi kalmayı seçmeyenleri kınayarak giriyorum konuya… Aslı dururken, sekizinci karbon kopyasını kimsenin almayacağını bilmeyen…









Taklitlerinden sakının genel kabulünden haberi olmayan kıt zekalı siyaset önderleri hedefimde… Yirmi beş ülkede baskın İslami kimliğiyle hükmünü sürdüren Recep Tayyip Erdoğan’a gidecek oyları devşireceğini sanarak, kendi laik tabanını elinin tersiyle iterek, Cumhurbaşkanı adayı olarak, “İslam İşbirliği Teşkilatı,” Genel Sekreteri Ekmeleddin beyin arkasına düşmek kendi partisince işlenen, Atatürk’ün deyişiyle; “Gaflet, delalet ve hatta hıyanet,” ten başka bir şey değildir… Tekrarlanan aynı hataların ilki sehven, ikincisi cehlen kabul edilir ama üçüncüsünün kasten olduğu su götürmez. Kendi ayağına sıkmak kabilinden ikinci fahiş hatada Tayyip Erdoğan’ın, iddia ettikleri hırsızlık ve yolsuzluklarından şikayet ederken, karşısına Belediye Başkan adayı olarak dünya alemin bu işin erbabı olduğunu söylediği Mustafa Sarıgül’ü çıkarmak oldu. “Başkası olma kendin ol,” şarkı nakaratını hiç duymamış gibi, rakibinin konsolide, kemik oyunu almak için çıtayı onun seviyesine indirmek en kibar deyimiyle akıl tutulmasıdır. Şimdi gene aynı kıt mantıkla, sağın elinden almayı hedefledikleri İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na soyadını konektöre uymak için “İmamoğlu,” na değiştirmiş, hayatın hiçbir kesiminde ortanın solunda durmamış, hissetmemiş, davranmamış birisini aday gösteriyorlar.





Yalnız
CHP mi? Ya sokakları, “İstanbul
Bizim İçin Bir Aşk Hikayesi,”

hafif meşrep panolarıyla dolduran AKP’ye ne demeli? Hani nasıl
der 90’ların Seyyal Taner şarkısı? Kırk
yıllık kani olur mu, Yani…

Gezi diliyle, entelektüel jargonla sol dünya görüş sahiplerini
kandıracağınızı mı sanıyorsunuz? Mor ötesi, metroseksüel
söylemler, sallan yuvarlan halinde ki oylarınızı genelde
Bahçeli’ye kaydırmaktan başka bir işe yaramaz. Üstelik
delikanlı adamı bozar bu yumuşama. Kuvvetler ayrılığına
saygılı olacağını vurgulayan, herkesi kucaklayan üslup yeter.
Kuzu postuna bürünmenin alemi yok; Yemezler…





1
Nisan şakası olmak istemeyen yeni seçilecek başkanlara derim ki,





EZBERİNİ
BOZ…
O güne
kadar bildiklerinin hepsini unut, rol modellerinin hepsinin üzerini
çiz. Hatta başka dilde düşünmeye çalış ki tüm algıların
alt üst olsun. Sıfır tolerans ve eksi hafızayla koyul işine. Par
prensip bundan kelli, kanaat önderlerinin, parti liderlerinin seçim
meydanlarında topluma söylediklerini harfiyen yap, yapageldiklerini
katiyen yapma.





PARTİ
OUT BAŞKAN İN…

Ülke Başkanlık sistemiyle tek adam tarafından yönetildiği için
bu sefer ki metropol yönetim başkanlığı da farklı, başkanı da
çok fazla yetkili olacak. Giderek Newyork, Vali Belediye Başkanı
karışımı, “Governer,” gibi yetkilerle donanacaksınız. Beyaz
ve tertemiz yeni sayfa açmak için yapacağınız, “İlk ve
vazgeçilmez iş,” mazbata alındığı anda parti baskısından
sıyrılmak olmalı. Hem de Cumhurbaşkanı gibi “Partiler
üstüyüm,” filan hamaseti yapmadan direk partili telefonlarına
çıkmadan, ziyaretleri kabul etmeden. Onların göndereceği
listelere itibar etmeden, kendi yakın çalışma çekirdek kadrosunu
hemen kilit noktalara atamalısınız. Aklın
yolu birdir… Bu sistemde parti pabucu damdadır.

AKP’den geldiysen patronun Tayyip beyin lafına kulak asacak,
değilsen nasıl kulak asmayacaksın onun yollarını bulacaksın.
Baskın basanındır… Sakalı kesinlikle partili encümen üyelerine
kaptırmadan mevcut çalışanların liyakatını çekirdek yeni
ekibine ayıklatarak yola koyulmalısın. Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı’na devir edilerek partili rantiyelerin iştahına
sunulmuş imar yetkilerini geri alarak kentlere özel planlı
dönemler başlatmalısınız. Yalnız Kadir Topbaş misali had ve
kapasite sınırlarını aşmadan, “Metropoliten Planlama
Büroları,” kurarak kentin baş mimarlığına soyunmadan, plan ve
proje çalışmalarını erbabı meslek odalarının katılımı ve
uluslararası yarışmalarla gerçekleştirecek yeni
başkanları “Tarih yazma,” fırsatları bekliyor
.
Kolay
gelsin…




http://bit.ly/2u7Ji7o • Ünal Özüak • Sonsöz Gazetesi • Son Dakika • Güncel Haberler • Ankara Yerel Gazete

Hiç yorum yok