Her yer kurullarla doldu
İsmet Hazardağlı •
Başkanlık
sistemine geçişle birlikte devletin yapılanmasına her gün yeni
bir kurul ve komite ekleniyor. Sadece bu kurullar arasında
koordinasyon sağlamak için başka bir kurul gerekecek.
Bir
yanda Cumhurbaşkanlığı, diğer yanda Hazine ve Maliye Bakanlığı
bünyesinde yeni kurulan kurulların doğrudan ekonomiyle ilgili
olması dikkat çekiyor.
Kurul
düzenine en son olarak Cumhurbaşkanlığına bağlı, “Yatırım
Danışma Konseyi, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon
Kurulu, (YOİKK), bu kurulun bünyesinde YOİKK Platformu ile YOİKK
Yönlendirme Komitesi kuruldu ve yine bu kurullar içinde gerekli
görülecek sayıda teknik komiteler de kurulabilecek.
YOİKK
Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bazı bakanlar,
komiteler ise bakan yardımcılarından oluşacak. Kurullarda ayrıca
özel sektör kuruluşlarından da temsilciler yer alacak.
YOİKK’de
bakın kimler var: Adalet, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler, Çevre
ve Şehircilik, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Hazine ve Maliye, Ticaret,
Sanayi ve Teknoloji, Ulaştırma ve Altyapı bakanlarıyla,
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe ile, Yatırım Ofisi
Başkanları da yer alacak.
Kurulda
ayrıca Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye İhracatçılar
Meclisi, TÜSİAD, MÜSİAD; Uluslararası Yatımcılar Derneği,
Dış Ekonomik İşler Kurulu Başkanları da bulunacak.
Özel
sektör temsilcilerini bir kenara bırakırsak bu kurul eskinin
deyimi ile bir dar kabine niteliğinde. Kurulda Turizm ve Kültür
Bakanın yer almaması, buna karşılık yatırımlarla doğrudan
ilişkisi olmayan Adalet Bakanın yer alması diğer ilginç bir
nokta.
Başkanlık
sistemine geçişle birlikte Ekonomi Politikalar Kurulu ve Yatırım
Ofisi de kurulmuştu. Son kurulan kurullara bakarsak, bu birimler ne
yapacak?
BORÇ
KOMİTESİ
Gelelim
Hazine ve Maliye Bakanlığına. Bakanlık bünyesinde bir süre önce
FİKKO adıyla Finans İstikrar ve Kalkınma Komitesi kurulmuştu.
Geçen
hafta da “Borç ve Risk Yönetimi Komitesi” kurulmuştu. Komite
borçlanma stratejilerini belirleyecek ve yönlendirecek.
Dikkat
edilirse yenileriyle eski kurullar arasında fark yok gibi. Hemen
hemen hepsi aynı işleri yapacakmış gibi gözüküyor. Yatırım,
finansman, borçlanma vs. kısaca ekonominin tümü birbiriyle
bağlantılı işler.
O
zaman sormak lazım, bu kadar kurula, komiteye gerek var mı? Eğer
gerek varsa geçmişte bu işleri yürüten devlet bürokrasisi ne
olacak?
Kurulların
aldığı kararları en son aşamada kim onaylayacak? Birinin evet
dediğine diğer hayır derse aradaki farklılıklar nasıl
giderilecek?
Örneğin,
2019 yılı bütçesi hazırlanırken Cumhurbaşkanlığı Strateji
ve Bütçe Başkanlığı, (başkanı eski Maliye Bakanı) ile
Hazine ve Maliye Bakanlığı arasında ciddi görüş ayrılıkları
olduğu kulislere yayılmıştı.
Bunun
benzeri gelişmeler yarın bu kurullar, komiteler arasında en
azından yetki üzerinden başlarsa karar verme süreçleri
uzayabilir ve içinden çıkılmaz hale gelebilir.
Bürokrasiyi
azaltalım derken şimdi “kurul bürokrasisiyle” işler daha
karmaşık hale gelebilir.
http://bit.ly/2HwNtl7 • İsmet Hazardağlı • Sonsöz Gazetesi • Son Dakika • Güncel Haberler • Ankara Yerel Gazete
Post a Comment